Menu

HAKKIMIZDA

Kral 2. Attalos ve Antalya'nın Keşfi

Milattan önce 170'li yıllar. Bergama Krallığı'nı, krallığın başkenti olan Bergama'da (bugün İzmir'in kuzeyinde) II. Attalos'un ağabeyi Kral II. Eumenes idare etmektedir. Bergama'nın yeni kralı olan, I. Attalos'un en büyük oğlu II. Eumenes, yüksek düzeyde bir zekaya ve inceliğe sahip yetenekli bir gençtir. Babasının Romalılarla ittifak politikasına sadık kalan Eumenes, saltanatına onların Sparta Tiranı Nabis'e karşı yaptıkları savaşa katılmakla başlamıştı. Bununla beraber, Roma'ya bağlılığı hemen ciddi bir biçimde sınanmış ve sadakati, babasının ulaştıklarını kat kat geçen bir güç ve prestij artışıyla ödüllendirilmişti. II. Attalos ise kardeşi II. Eumenes, M.Ö. 159 yılında 62 yaşlarında ölünceye kadar kendisine her konuda büyük destek vermiş; 'yıllarca kardeşinin sağ kolu olmuştu.' Kral II. Eumenes de kardeşi II. Attalos'u saltanatvekili olarak atamış ve ona büyük bir saygı göstermişti. II. Eumenes'in Anadolu'daki kardeş-krallar arasındaki en yakın bağı, Apameia (Dinar) Andlaşması'nın imzalanmasından hemen sonra, Kapadokya Kralı ile olmuş ve bu kralınkızı Ariarathes'le evlenmişti. Böylece Bergama Krallığı'nın imtiyaz ve saygınlığı Orta Anadolu'ya kadar uzanmıştı. Kral II. Attalos'a gelince, Anadolu'daki egemenliklerini daha geniş alanlara yaymak isteyen Romalılar tarafından kendisine Bergama Krallığı'nın bir bölümü önerilmek suretiyle kardeşine karşı isyan etmesi için ayartılmak istendiği halde, O kardeşi Eumenes II'ye sadık kalmış ve "Ben zaten kardeşimin yanında bir eş kralım, neden Romalıların bu oyununa geleyim?" diyerek kardeşinden hiçbir zaman desteğini çekmemişti. Bu nedenle kendisine "Philadelphos" (kardeşsever) lakabı takılmıştı. Binbir türlü entrika ile kardeşine karşı isyan ettirilemeyen II. Attalos'a bu nedenle Roma'da, 'kendisine saygı ve sevgi gösterilen kişi' anlamına gelen 'Persona Grata' unvanı verilmiş, bu deyim sonraları antik dünyada kardeşler arası sevgi ve saygıya örnek olarak yerleşmişti. ANTALYA'NIN KURULUŞ EFSANESİ Bergama Kralı II. Attalos, M.Ö. 158 yılında, krallığının egemenlik sınırlarını genişletmek ve yeni liman şehirleri kurmak amacıyla akıncılarına: "Gidin, bana bu yeryüzü üzerinde öyle bir yer bulun ki bütün kralların, bütün hükümdarların gözü kalsın. Öyle bir yer bulun ki hiç kimse gözünü oradan ayıramasın. Gidin bana yeryüzünün cennetini bulun" emri verip, göndermişti. Akıncılar, bu emirle işin zorluğunu, bir anlamda, olmazlığını bile bile yola koyulmuşlar, diyar diyar dolaşmışlar. Haftalarca, aylarca dolaşmışlar ama krallarının istediği gibi bir yere bir türlü rastlayamamışlar. Ta ki bir gün bugün Çubuk Beli diye anılan yolu aşıp da yeryüzü cennetinin kapıları, Toroslar'ın eteklerinde, çamların arasından Akdeniz'in büyülü bir akşamına açılıncaya dek! Tepeleri karla kaplı Beydağları, el değmemiş ormanlarının yeşilliği, batan güneşin tutuşturduğu gümüş kıyılar ve denizin o çividi mavisi karşısında, solukları kesilmiş Bergamalı akıncılar Toroslar'dan aşağıya indikçe, dünya cenneti bir ovanın rengarenk bereketiyle sarmalanmışlar. En sonunda bugünkü Antalya kentinin bulunduğu yere geldiklerinde karşılarına çıkan eşsiz doğal güzellik karşısında cenneti nihayet bulduklarını görmüşlerdi. Buradan dörtnala kalkıp Bergama'ya dönen akıncılar, kralın huzuruna varıp, "Emriniz üzere cenneti bulduk!" demişler. Kral Attalos, akıncılarının 'cennet' dedikleri yeri bir de kendi gözleriyle görmek istemişti. Akıncılar yine öne düşmüşler, Kral Attalos arkalarından ordularıyla onları izlemişti. Bugünkü Antalya'nın bulunduğu yere vardıklarında Kral Attalos da cennete geldiğini kabul etmiş ve burada derhal büyük bir kent kurulmasını emretmişti. Bu doğal güzellikler içinde Bergamalılar kısa zamanda görkemli bir kent kurdular ve bu kente, Kral Attalos'un adına izafeten 'Attaleia' ismini verdiler. Kent, Bergamalıların elinden çıktıktan sonra da bu isimle anıldı. Türkler gelip buraya yerleştikten sonra 'Attaleia'nın adını sırası ile Stelai, Satalya, Adalya ve Antalya olarak değiştirdiler.

Antalya Hamamı Tarihçesi

Antalya'da Antalya Müzesi ile Muratpaşa Camii arasında yer alan Antalya Hamamı; Bergama Kralı II. Attalos tarafından savunmaya daha elverişli gördüğü, dik falezler arasındaki alanda İ.Ö. 158 yılında Attaleia (Antalya) kentini kurdu. Böylece krallığının sınırlarını da Akdeniz'e kadar uzatmış oldu, Savaş yıllarında sıcak havanın verdiği bunalımla yaşanan ferahlama hissi Antalya Hamamı'nın kurulmasına da vesile olmuştur.

Antalya yat limanı yönetim binaları çeşitli yerel makamlarca başka hizmetlerde kullanılmak üzere dolu olduğu zamanlarda Yat limanı yönetiminin de işlerinin yönetildiği bir yönetim binası şeklinde hizmet veren Antalya hamamı, dönem dönem Balık ağı deposu ve Tarihi eser saklam deposu olarak da kullanılmıştır. Antalya’nın abidevi eserlerinden olan King II. Attalos Antalya Hamamı 1960 - 1966 yıllarında onarılmış ve 1998 yılına kadar kamuya ait Turizme yönelik halı kilim, Türk hamamı sabunu, peştamal ve bakırdan yapılmış hamam tası gibi yöresel ve geleneksel ürünlerin Turistik satış mağazası olarak kullanılmıştır. Ne var ki 1998 yılından itibaren tekar tarihi hamam olarak kullanılan Antalya Hamamı, Yerel yönetimlerin akıl almaz ve anlamsız baskıları sonucunda oluşan sürekli baskınlar ile istikrar sağlanmadan zorluk ve güçlüklerle işletilmiştir.

Yerel makamlar ve yerel yönetimlerin baskılarına rağmen ayakta

Yerel yönetimler; Sürekli olarak Anlamsız bir şekilde baskı uygulamışlardır. Nitekim uygulanan bu baskılara Halktan da tepki gelince, korkudan çeşitli mazeretler de sunmuşlardır. Sundukları bu gerekçelere de kısaca değinecek olursak; Bir Türk Hamamı Geleneği olan Dansöz Oynatmayı, Fuhuş olarak değerlendirmişlerdir. Yine Bir başka Türk Hamamı Geleneği olan Halvet bölümünü ise yine Gizlice fuhuş yapıldığı gerekçesiyle kanıt göstermeksizin değerlendirmişlerdir. Buna ek olarak O dönemlerdeki Hamam yönetiminin yerel yönetimlere açtıkları karşı davalar haklı yönde sonuçlanınca, Bölge de bulunan restorasyon çalışmaları esnasında oluşan inşaat karambolünde, Ramazan aylarında Halk'ın yakınlardaki Tekeli Mehmet Paşa Camii ve Yivli minare Camii'ne daha sık geldiği anlarda, Cami Cemaatini yani halkı kışkırtacak şekilde Tamamen görgüsüzce, medeniyetsizce ve hukuk hiçe sayılarak Polis baskınları yapılarak her ne kadar bu baskınlar sonuçsuz kalsa da içerideki baylı bayanlı insanların Varlıklı ve ülkelerinde prestijli olan Aileler olduğu anlaşılsa da ve o Prestijli, saygın yabancı Aileler, Dönemki Antalya yerel yönetimine AVRUPA İNSAN HAKLARI Mahkemelerine Dava açarak Milyon dolarlarca Para Zarar verse de, oluşan spekülasyonlar neticesinde Belediye konuya ilişkin Halktan oy toplama yoluna gitmiş ve toplanan oylar neticesinde Kaleiçinde yer alan Antalya Hamamı Süresizce mühürlenerek adeta tarihe saygısızlık yapılmış olup ve Saygın bir tarihi yapıtın üstü adeta kara bir toprakla örtülmüştür.

Genel Hatlarıyla Antalya Hamamı ve Bugünkü Çoklu Şubeli Antalya Hamamı

Genel hatlarıyla Antalya Hamamı (Attalos döneminden kalan) kalsik yapısını inceleyecek olursak; Klasik devir Bizans hamamları üslubundaki yapı, Daha sonra restorasyonla osmanlı hamaı şeklinde dizayn edilmiştir. Çifte hamam şeklinde ve 165 m uzunluğundadır. Bu hamamda, Türk hamam mimarisinde bir yenilik olsa da Bizans hamam kültüründe yeri tarih boyu var olan bir şekilde, kadınlar ve erkekler kısmı aynı eksen üzerinde yapılmıştır. Bugünkü Antalya Hamamı ise; Adeta Görgüsüz ve Çıkar çatışması içeren Yerel yönetimlere inat bir şekilde Çoklu şubeleşme yoluna gitmiş, Merkezi Antalya'nın Merkezinde ve yine Antalya Müzesi ve Muratpaşa Camii arasında konumlandırma geleneğinden hiç vazgeçmemiştir. Merkez şubemizin Yapısal özelliklerine de değinecek olursak; 800 metrekare alan üzerine kurulu olan Antalya Hamamı, Şezlong tarzı üzeri Deri kaplı özel dinlenme yataklarının olduğu geniş ve çoklu misafirleri ağırlayabilecek kapasiteli dinlenme odası, Vitamin barı, Tarihi tarza döşenmiş Türk Hamamı, Yine arzu eden konuklarımıza özel fin hamamı, Özel sedir veya kayın seçenekli saunaları, Tuz odası, Buhar odası, Buz odası, Kişisel giyinme soyunma kabinleri, Özel localı ve yataklı masaj odaları, Kişisel duş kabinleriyle yine yakınlarına refakatçılık edenlere özel Bekleme salonuyla Dört dörtlük ve muazzam bir mekandır.

Halvetlik Masözlerimiz

  • Masöz Maria
  • Masöz Elena
  • Masöz Ekaterina
  • Masöz Soxana
  • Masöz Nadia
  • Masöz Katia
  •